1 Haziran 2011 Çarşamba

Zaman

Bilmem,çok şeyler yazılmıştır zaman üzerine,detaylarını anımsayamasamda çoğuna denk gelmişimdir ben de,belki düşüncelerimin kökleri bilinç altımdaki o'nlar ama; zaman sanki insanın kendisinin kiralık katili fakat yüzde milyonluk şans eseri o katilden sıyrılmanı sağlayan da... Zaman sanki  tuzak niyetine kazılmış ölümcül bir kuyu fakat oradan kurtulmak için sarkıtılmış bir halat da... Zaman namağlup iki ayrı güreşçinin antrenörü... Zaman en büyük tezat...

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Bir 'Cemiyette Pisiyorum' Silsilesi...

BENDEN SONRA SEN

Savaş isteyenlerden farkımı anlatacağım
Küçük bir kuyudayım
Nasıl olsa çıkacağım
Verilen, hep son nefesti
(Bu) Yapabileceklerimden.
Hepimiz ayrı tarafta.
Görünen ve görünmeyen.
El altından çok şey geçti.
Yenilen ve yenebilen.
Karanlıktan korkmayanlar için ele gelebilen.

Ne yaptım senden önce ben?
Ne yaptın benden sonra sen?


SENDEN SONRA BEN 

Senden sonra,ben...
Biraz kilo verdim.yürüdüm aslında.
Filmler seyrettim arkadaşlarımla.
Onlar hazır gerektiği yerde,gerektiği anda.
Verilen sözlerden tutulamayanlar çok olsa da.
Biraz ara verdim hep aynı kalmaya.
Yakışmadı böyle.
Resimlerde bile ben bir başka dururken 
Ayağım birden bire kaysa.
Kafa üstü gitsem.
Acıtır şarkılar
Anlasana.

la la la la la la laa

Senden sonra,ben...
Elbiseler aldım üstüme başıma.
Gerek yoktu ama...
İnanmazsın,senden sonra erken kalktım haftalarca.
Baktım durdum öyle.
Bu boklu filmler saçma gelmezdi eskiden olsa.
Telefon bozuldu.
Yenisini aldım.
Hani hatırlayıp arayan olursa diye.
Aman! Ne tür bir salağım?
Dilimin ucunda...
Bayılanlardanım üç öğün kerane tatlısına.

la la la la la la laa

     Senden sonra,ben...

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Sınav Treni

Sınav zamanları ''Üşeniyorum öyleyse yarın'' felsefesini benimseyen ben,zat-ı şahanenin önüne konulan engeller bitmiyor efendim. Gurur duyduğumuz,19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'ndan ötürü doğan ve perşembe gününe denk gelen resmi tatilden ötürü sınav programı iyice sıkışmamış gibi finallerin ikinci haftası rektörlüğün emri ile okul yönetiminin bir kaç günlük boşluk açmaya kalkmış olması adeta toplu taşıma araçlarına çevirmiş bizim sınav programını. Bunun sebebi ise anakampüsteki Kariyer Planlama Konferansları'imiş. Kimse düşünememiş sanırım final haftasında olan öğrencilerin en güzel kariyer programının oturup sınavlarına çalışmak olacağını ?!. Tüm bunlardan ötürü okul tarihinde bir ilk yapıp sınavların iki tanesini 'Cumartesi' gününe koymuşlar, evet hafta sonu cumartesiye. Ben sınavlara çalışmaktan kaytarmak için saat hesabı yaparken bana dadika hesabı bile yapamayacak kadar alan bıraktılar sonunda. Ne zaman bir şeylere eleştirel gözle baksam o şey gelip benim canıma okuyor, bu da bana sanrısal kıssadan hisse oldu sanki ama değişmem yine bundan sonra da.Velhasıl kelam son vizeler sonunda ders çalışma yetimi kaybettiğime inanan ben'im küllerimden tekrar doğmam gerekiyor efendim... Ruh halim;orta şekerli; sinirlerim,genelde bozuk ama kararlı ve istikrarlı yoluma devam bu aralar...


Pazartesi
Salı
Çarşamba

Cuma

Cumatresi

Pazartesi
Salı


ve


11 dersin sınavı...

 

Wish me luck if you dont even believe ...

8 Mayıs 2011 Pazar

UnHappy Mother's Day


 Böyle saçma sapan günlerden oldum olası nefret etmişimdir,her zaman da nefret etmeye devam... ... ...

5 Mayıs 2011 Perşembe

Bu aralar hiç yaratıcı degilim...

Adeta nutkum tutuldu ya da dimağıma felç indi ya da basiretim mi bağlandı nedir... Kafam çok dolu lakin boşaltamıyorum,bir yerden başlamak lazım,görünürde kafa yine dolacak...

... Dolu kafalar adası ...

25 Nisan 2011 Pazartesi

Tears To Shed


If I touch a burning candle I can feel no pain 
In the ice or in the sun it's all the same 
Yet I feel my heart is aching
Though it doesn't beat it's breaking
And the pain here that I feel
Try and tell me it's not real
I know that I am dead
Yet it seems that I still have some tears to shed

Benim ''Çorak Yer''im

 Düzenlemek epeyce uzun sürdü,canıma okundu desem yalan da olmaz hani ama sonuç olarak gayet  içime sinen bir şey çıktı ortaya ki ben kolay kolay içime sindiremem her şeyi,özellikle de seçim opsiyonu benim elimde olan şeylerde... Neden mi bahsediyorum?¿... Bloğumun yeni adından,şeklinden,görüntüsünden tabi ki. Aslında çok uzun zamandır aklımdaydı bi yenilik yapmak ilki içime sinmemişti,havada kaldı sanki benimseyemedim bir sebepten işte ama şimdi ki yeni ismiyle ve yeni şekliyle çok hoşuma gitti,hem bir renk, bir ağırlık,bir duruş geldi ve burası beni anlatacaksa bunlar benim için önemli şeylerdir öyle alelade bir şey olamaz ya da olamazdı diyelim,oldurduk çünkü  :) Bloğun adını koyalı epey oluyor aslında, 3-4 hafta önce İskenderun'da D&N'da Stephen King kitaplarını karıştırırken ortaokul zamanlarımda okuduğum ''o'' 'yu tekrar elime aldığımdan itibaren. King'in beni en çok etkileyen kitaplarından biriydi. Konusu,korkusu vs. her şey bir yana romandaki sıkı arkadaşlıktan da çok etkilenmiştim,özenmiştim hatta,ölümüne birbirlerinin arkalarını kollayan arkadaşlar. İşte bu arkadaşların oyun vs. vs. amaçlı toplandıkları bir yer vardı ''Çorak Yer'' diye. O zamanlar hayalimde nasıl canlandırırdım hatırlamıyorum ama o kadar etkilenmişim ki işte o gün o kitapçı da ilk açtığım sayfada Çorak Yer başlığını görünce sanki zaman makinasına atlayıp geçmişe gittim,karşımda bir yere korkudan büzülerek oturmuş,endişeli gözlerle kitabın satırlarını takip eden o çocuk belirdi,o heyecanı,o korkuyu ve o hayranlığı benimle paylaştı sanki,o an sadece o Çorak Yer başlığı ile,sadece o iki kelime ile ve o anda kafamda erteleyip durduğum bloğuma isim bulma arayışı sona erdi...
 
 Çorak : Kurak,kısır,verimsiz,düzensiz demek,hepsi olumsuz ibareler yani. Kimse bir şeyler paylaştığı yere verimsiz,kısır vs. demek istemez heralde (benden başka:) ama kelimenin içinde sanki biraz da hüzün var gibi,var yani öyle bir yanı beni kendine çeken ve bence hüznün olduğu yerde acı vardır,acının olduğu yerde yaşanmışlık,yaşanmışlık da tecrübe,tecrübede de bilgi vardır. O zaman da ikinci bir sebep olarak bu isim bloğumun ismi olur mu ?¿ Evet olur. :)

 Şu canıma okundu sitemimin sebebiyse,yine benim hiç bir şeyi beğenememezliğimden... Ama başkalarının paylaşımlarıyla,ip uçlarıyla,araştıra araştıra ve en sonunda deneme yanılma yöntemiyle hallettim bu takıntımı da. Görseller filan basitti ama post alanını şeffaflaştırmak harbiden canıma okudu :) html codu deryalarında battım çıktım,vazgeçtim sonra tekrar karar verdim yapıcam diye ve becerdim Hellyeah! diyerekten. :P

 Şimdi içime sinen,şimdilik az da olsa beni ucundan kıyısından anlatan bir bloğum var umarım harcadığım zamana ve emeğime sahip çıkıp,boş,virane,bakımsız bırakmaz sık sık gelirim buralara... Ama ama ama gelmesem de bak ismine burası çorak yer benim ''Çorak Yer''im... (Evet evet çok güzel isim oldu içime sindi en azından,çok güze... ... ...çok...)